8 Nisan 2012 Pazar

YIKIK PAZAR...

Çocukluğumdan bu zamana kadar hep korkularımı yenmeye çalıştım.Çocukken kavga etmekten hep korkardım büyüyünce hayatla kavga edeceğimi bilmeden.Yalan söylemekten korktum annemle babamı üzerim diye tüm sevdiklerimden yalan duyacağımı bilmeden.yalnız uyumaktan korktum büyüyünce yalnız uyumaya alışacağımı bilmeden.Ağlamaktan korktum babam kızacak diye bilemedim büyüdükçe göz yaşlarımın peşimi  bırakmayacağını...

25 Mart 2012 Pazar

BÖLÜM-2

YALNIZLIĞI öğrendim,en çok güvendiğin insanların bile olmadığını.Peki gerçekten yoklar mı yoksa var mı olamıyorlar?Hangi seçenek benim öğrendiklerime doğru cewabı veriyor bilemedim.belki de bilipte kabullenemememdendir bu karmaşa...
Bir insan ne kadar düşünceli olursa olsun karşısındaki insanı ne kadar çok önemserse önemsesin severse sevsin insanoğlu önce BEN diyor.Peki demeyeni var mıdır?Cevap:yoktur!
Duruma göre daha esnek olanları vardır ama önce ben demeyen  yoktur.İnsanoğlunun doğuşundan beri var olan benlik günümüze bir çığ gibi büyüyerek gelmektedir.Günümüz insanları mutluluklarını hep bu ben çığının altında kalarak yaşayamamaktadırlar.Bir insanın önce kendi mutlu olmalıdır.Kendini mutlu etmelidir ki çevresindekilerle mutlu iletişim kurabilsin.Şimdi bazı insan topluluklarından bahsetmek istiyorum...
1-''Ben çevremdekileri mutlu edince mutlu oluyorum'' diyen türden insanlar : İşte bu türler çevresindekileri mutlu edemediği anda mutlu olamayanlar.Bilmiyorlar ki her zaman ve herkesi mutlu edemezsin!İşte bunu yapamadıklarında ise hatayı kendinde arayıp mutsuz oluyorlar.
2-''Sadece kendim mutlu olmalıyım''diyen türden insanlar :Bu insan türleri de dünyanın kendilerine ait olduklarına inan ve sadece dünyaları kendi çeperleri kadar olduğunu zannedenler.Yani çeperi kadar mutluluğun tadına bakanlar.Peki ya mutluluk onların tadına baktıklarından daha fazla ise?Peki bu türler kendilerini mutsuz iken ne yapıyorlar.Tuşlarına basıp kendilerini kapatıp mutluluğun gelmesini mi bekliyorlar?Çevresinde ki mutlulukları görmeden,duymadan,hissetmeden?Peki, ya gelmezse?Hep o şekilde mi kalacaklar?
3-''Aman ya bu kadar düşünmeye ne gerek var mutluyuz işte,mutluluk nedir ki gelip geçer''diyen türden insanlar:Bu insanlar ise hayatlarında hiç bir şeyi sorgulamadan sadece zaman tüketenler.Ömürlerini sadece tüketmek için gelmiş olduklarına inanan tüketim çılgınlığı kumarına ömürlerini masaya koyan insanlar.Ya kaybedebileceklerini bir gün anlarlar ise?O zaman ne olacak?Ya zaman 1gün bile olsa geçmiş ise ...
4-''Ben mutlu isem çevremdeki tüm insanlara mutluluk verebilirim''diyen türden insanlar : İşte bu insanlar yaşamdaki tüm  duygu ve düşüncelerin bulaşıcı bir hastalık gibi yayıldığını düşünen grup.Ve bu yüzden de ömürlerini mutlu olmak için harcayan insanlar.Sürekli kendilerini yaşamdan mutluluğu elde etmek için ufacık dahi olsa bulmaya adamışlardır.Hayatın ve mutluluğun ayrıntılar da gizli olduğunu düşünen.Ama her ayrıntının da mutluluk getireceği düşüncesine saplanıp kalınmaması gerektiğine inanırlar.Her zaman çevresine bakıp  görmeyi amaçlamışlardır.Mutsuz olmak için çok yoğun çaba gerektiğini düşünen insanlar kümesi.
O kadar çok tip vardır ki,bu yazdıklarım bunlardan temel 4 tanesi...

Şimdi düşünün bakalım ''Hangi türe aitsiniz?''

24 Mart 2012 Cumartesi

BÖLÜM-1

Dün  öğrendiğim tüm karmaşık durumlara rağmen güzel bir bahar günüydü benim için.Şimdi hayatın öğrettiklerine gelelim.Öncelikle ve düne damgasını vuran öğreti ;var olmak çok muhteşem.Nefes almak verebilmek,koklamak,görmek,hissetmek,tadına bakmak.Mutluyum kendimle mutluyum ve yaşamla mutluyum.İnsanların mutsuzluklarına şahit oldum,kızgınlıklarına,memnuniyetsizliklerine,anlayışsızlıklarına.Dünyanın sadece kendi etrafında dönmediğini anladıklarında ki öfkelerine.Peki neden dedim? neden?benimde öyle anlarım oldu, ben de yaptım ama ben kendime yaptım kimseyi bununla cezalandırmadım.Hep sustum içimde yaşadım şimdi sorguluyorum hangisi doğru olan? cevaplar arıyorum sorularıma...
Hayat bu kadar kısa ve zaman bu kadar zalim ise neden oyununa geleyim diye cevaplar sunuyorum.Yanlışları bu kadar çabuk kabullenip çözüm aramam hayatın acımasızlığında savrulmak istemeğişimdendir.Zor ve yorucu bir savaş olsa da bu yenilmemek için mucadele veriyorum.Hep mutlu olmak için.Çabam mutluluğa...


ÖN SÖZ

Hayata dair bildiğim ne varsa unuttum artık.Şimdi yeniden öğrenmeye adadım kendimi.Yeni bir insan olabilmek için.Tüm gayem sadece bu artık.Başarabilecek miyim ben de merak ediyorum her gün yeni öğrendiklerimi yazmaya karar verdim.Bugün buradan başlıyorum ...

BÖLÜM-0

Yaşam...
yaşam tam bir sürpriz :) sevinç ve üzüntünün karması sanki.Bugün birçoğumuz için çok güzel başladı bir çoğumuz için ise değil.Ve aynı şekilde de devam edip bitti.
Hayatın ne kadar kısa ve bir o kadar da uzun olduğunu öğrendim bugün.Ki zaten biliyordum da...Aldığım haberler beni tam bir duygu karmaşasına sürükledi.Birisi hayallerine yaklaştı bir ışık gördü.Birisi kendini suçladı,üzüldü,hesaplaştı,yalnız kaldı.Birisi ise artık yok...:(
Her doğum aslında bir ölümün başlangıcıdır biz insanoğluna bahşedilen.Ama çok azımız bunu biliriz.Her doğumu kutlarız kahkahalarla sevinçle ama düşünmeyiz kutladığımızın ÖLÜM olduğunu.Gerçek olan her ölümün bir doğum olduğudur sonsuzluğa...

AN GELİR...


an gelir duyarsın
an gelir dinlersin 
an gelir bağırırsın
an gelir seversin 
an gelir nefret edersin
an gelir kızarsın 
an gelir tadarsın
an gelir kusarsın
an gelir gülersin
an gelir özlersin
an gelir hissedersin 
an gelir anlarsın 
an gelir lanetlersin
an gelir ağlarsın
an gelir şükredersin 
an gelir susarsın 
an gelir nefes alırsın 
an gelir nefes verirsin 
an gelir yaşarsın 
an gelir ÖLÜRSÜN....